Haber Arşivi arrow Haber Arşivi arrow Zeytin-2007 arrow Zeytin ve Zeytinyağı Müstahsillerinden Üvey Evlat İsyanı
Yazdır E-posta
Çarşamba, 21 Kasım 2007


   Zeytin ve Zeytinyağı Müstahsillerinden Üvey Evlat İsyanı

tıkla resmi büyüt
Şenol Seven
(tıkla resmi büyüt)
Zeytin ve Zeytinyağı Müstahsilleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Seven yazılı bir basın açıklaması yaparak Marmarabirlik uygulamalarını ve Hükümetin zeytin ürünü ile ilgili tarım politikalarını eleştirdi, zeytin üreticisinin sorunlarını dile getirdi. Zeytin üreticisinin lehine gözüken onca girişime rağmen somut hiçbir gelişme olmamasını anlayamadıklarını vurgulayan Şenol Seven'in yazılı basın açıklamasını aynen yayımlıyoruz.

Marmarabirlik'e İspanyol Modeli Şart 

TBMM’de önergeler veriliyor, bünyesinde araştırma komisyonları kuruluyor, yerel ölçekte de Marmarabirlik bünyesinde ve İl Genel Meclisi bünyelerinde komisyonlar kuruluyor..

Ziraat Odaları, Marmarabirlik’e bağlı kooperatif yöneticileri kendi aralarında toplanılıyor, toplantılar yapılıyor ama sonuçta ortaya çıkan hiçbir şey olmuyor!

Toplananların, toplantılarda eyleme dönüşen sonuç ya da sonuçları çıkaramamaları bizlerin bu açıklamaları yapmasını gündeme gerektirdi.

Bugüne kadar tarımsal ürünler arasında nedense zeytin ürünü ve üreticileri hep ‘üvey evlat’ muamelesi görmüş ve görmeye de devam etmektedir. Marmarabirlik’in girişimi ile hükümetin de teşviki ile yapılabilecek olaylar varken bunlara kayıtsız kalınmasını anlayamıyoruz.

Fındıkta krizi aşmak için devreye sokulan Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Fiskobirlik’teki çabaları, Marmarabirlik için neden yapılmak istenmiyor? Fındık ve patatesin

tanıtımı için Türkiye’nin tüm sanatçılar seferber edilirken, sağlık yönünden onlarca yararı olan zeytin için bu tanıtım neden yapılmak istenmiyor? Hükümetin tarımsal konulara verdiği ağırlığı zeytinde göremiyoruz. Dış piyasada pazarların kaybedildiği gibi iç piyasada süremeyeceğin meyveyi ektirenler, bu ürünleri nerede kullanmayı düşünüyorlar. Tarım politikalarını denge haline getirmeden bunları nasıl gündeme getirebiliyorlar, anlayamıyoruz.

Halbuki Yunanistan’da kişi başına tüketilen zeytinyağı 19 litre, Türkiye’de ise kişibaşı yıllık tüketimimiz BİR LİTREDİR. Yıllık tüketim 2 litreye çıkarılırsa bütün bunlar sona erer. Bunu hükümet de, tüccar da biliyor. Fakat tüketim nedense özendirilmiyor, anlayamıyoruz?

İspanya ve diğer Avrupa Birliği üyesi ülkeler verdikleri ciddi desteklerle sisteme işlerlik kazandırıyor. Bu sistemde üreticinin yaşamını sürdürecek bir gelire ve bir güvenceye sahip olması sağlanıyor.

Nasıl mı?

Örneğin Sevilla’da faaliyet gösteren 4 bin ortaklı 16 kooperatiften oluşan Oleoestepa Birliği, yılda ortalama 175 bin ton zeytin alıyor. Zeytinin bir kısmını sofralık olarak satıyor geri kalanından yılda ortalama 25 bin ton yağ elde ediyor. Yağın yüzde 60’ını ihraç ediyor, geri kalanını iç piyasaya satıyor.

Bu sistemde yıllarca üreticiye zeytinyağında kilo başına 1.3 Avro destekleme primi ödendi. Avrupa Birliği’nin tarımsal destekleme reformu kapsamında yapılan değişiklikle şimdi kilo başına ödeme yerine, alan bazında destekleme ödemesi yapılıyor. Buna göre, 2007-2013 yılları arasında İspanya’da zeytin üreticisine hektar başına üreticiye 550 Avro doğrudan destek ödenecek. İspanya’daki zeytin üreticisi 2013 yılına kadar bu desteği alacağını biliyor.
Türkiye’de ise, zeytine destek yok! Zeytinyağında ise kilo başına 11 kuruş destekleme primi ödeniyor. Destekleme primi de genellikle bir yıl gecikmeli olarak ödenebiliyor. Bu nedenle üretici ancak kooperatif sayesinde üretimi sürdürebiliyor. Fakat, Türkiye’deki sistemle uzun yıllar üretimin sürdürülemeyeceğini de herkesin bilmesi gerekiyor. Bu sistemle üretici ya da ortağı olduğu kooperatifin uzun süre ayakta kalması mümkün değil.

Öyleyse İspanya’daki sistem Türkiye’de, Marmarabirlik için de uygulanamaz mı? Yani zeytinin kilosu 5 YTL’ye satılırsa üretici rahatlıkla yaşayabilir. Buna rağmen piyasa, bu ürünü 4 YTL’ye alsa bile aradaki fark devlet tarafından finanse edilmelidir.

Yine Balıkesir kuraklık kapsamına alınmasına rağmen Bursa, kuraklıktan etkilenen iller kapsamına alınmamıştır. Bundan da anlaşılıyor ki; Balıkesir Milletvekilleri kendi illerinin çiftçileri için ellerinden geleni yapmışlar fakat Bursa’nın 16 milletvekili ve bakanı yeterli özveride çalışmamışlardır.

Tüm bu konular ışığı altında Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı ve yöneticileri bu konuları, Bursa’nın biri Devlet Bakanı olan 16 vekili ile görüşmek için neden bir araya gelmiyor, anlatmıyor? Bu üreticiye ve ürüne eğer değer verilmesi isteniyorsa kaçmak yerine çözüm üretici sonuçlarla işin takipçisi olmak yerinde olacaktır!


MUDANYA ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI MÜSTAHSİLLERİ DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU ADINA BAŞKAN
ŞENOL SEVEN


Yazdır | E-posta

Bu Yazıyı Yorumlayın
RSS Yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen giriş yapın ya da kaydolun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.2

 
< Önceki   Sonraki >